(via freakazombie)


Marilyn Monroe in Korea, 1954.

Marilyn Monroe in Korea, 1954.

(via sevdimbirkere)



”küçük prens” herkesin mutlaka okuması gereken özel kitaplardan biri bence.




Ruh halim o kadar karışık ki nasıl yazacağımı nerden başlayacağımı bilmiyorum.En önemliside konuşmanın sonunu getirebilecek miyim onu merak ediyorum.Yalnızca kendime inkar ediyorum herşeyi yalanları bile bunu fark ettim.”Sevmiyorum,sevmemeliyim” dedikçe o 2 yılı silip atmış olmuyorum bunu kafana soksan keşke.Ben mi vazgeçmek konusunda beceriksizim yoksa sen mi vazgeçirmemek konusunda çok yeteneklisin?Sana her baktığımda gözlerinde kendimi göremiyorum.Bu mu koyuyor acaba bana yoksa bi başkasına ait olduğunu görmek mi bilemiyorum.Ah pardon sevgilim, BAŞKALARINA ait olduğunu görmem mi koyuyor yoksa,koyuyor mu niye koysun koymasın al işte ruh halimi sikiyim.Birazcık sövsem açılırım,rahatlarım diye umuyorum.Ayran gönüllü mü demeliyim sana ama diyemiyorum allah kahretsin.Göt herif nasıl sevdirdiysen kendini nasıl aşık ettiysen kendine.Çünkü seni cezalandıramıyorum beni sevmedin diye.Bi başkasını ”en çok sevdin” diye. Kendimi cezalandırıyorum.Kızıyorum daha çok kendime.Sana değmeyeceğini bile bile seni istiyorum.Senin koskoca bi pislik olduğunu bildiğim halde bile seni seviyorum.Seni nasıl biri olduğun için değil sen olduğun için seviyorum.Seni sevmeye her geçen gün devam ediyorum.Ne boklar yediğin umrumda değil kendimi kandırmam umrumda değil her geçen gün..Her geçen gün kızıyorum işte kendime bunları düşündüğüm için.İstediğim için değil,insan ne isteyeceğini bilemez çünkü. Hayatta karşımıza nelerin çıkacağını hayatın bizi nereye savuracağınıda bilemeyiz.Herşeyin başı su işte ne diyim bu konuşmaya bu son ruh halimi parçalamaya gidiyorum ben iyakşamlar.


Yoksa..Ooooo yooğ aşıg mı oluyorum?!?!??!?!?

Yoksa..Ooooo yooğ aşıg mı oluyorum?!?!??!?!?